GÜNDEM
Giriş Tarihi : 29-11-2021 15:57   Güncelleme : 29-11-2021 15:57

Kürtlerin yanında 90’lı yıllarda Özal, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başkası olmadı.

Kürtlerin yanında 90’lı yıllarda Özal, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başkası olmadı.

Kürtlerin yanında 90’lı yıllarda Özal, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başkası olmadı.

Kürtlerin yanında 90’lı yıllarda Özal, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başkası olmadı.

 Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt halkını kandıran çok siyasetçi olduğunu belirten Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir,’ Kürt halkı tarihi iyi bilmelidir ve tarih, Kürt halkının dertlerine çözüm üretme gayreti gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Merhum Özal’dan başkasını kaydetmemiştir. Bugün çözüm konusunda konuşanların çözümsüzlüğün mimarları arasında yer aldıklarının unutulmaması gerektiğini belirten Demir,  önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bugün yaşanan siyasi ittifaklar 90’lı yıllarda yaşanan sürecin bir tekrarı niteliğindedir.

Merhum Özal’ın Kürt halkının sorunlarını çözme noktasında gösterdiği kararlı duruşun yakından şahidi olan Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir,’ Merhum Özal, Kürt halkının sorunlarının çözümü için devletin tüm ilgili kurumlarını seferber etmiş, Merhum Adnan kahveci ve Eşref Bitlis paşa gibi çözüm konusunda çalışan ekibiyle, çözüm konusunda yol haritası oluşturmuş ve kararlılığını ortaya koymuştu. Tıpkı bugün olduğu gibi O yıllar da Demirel, Çiller, Ecevit ve Yılmaz gibi siyasetçiler, Kürt halkının oyunu almak için yalan vaatler vermekten çekinmiyor ve Merhum Özal’ın Kürt halkının sorunlarını çözme kararlılığını, perde gerisinde sabote etme girişimlerine büyük destek sağladıkları ilerleyen yıllarda yaptıkları ile Kürt halkının sorunlarının kangren haline getiren, çözümsüzlüğün mimarları olduklarını göstermişlerdir. ’dedi.

Demir,’90’lı Yıllarda sömürgeci ülkeler, körfez savaşında ırak ve bölgesinin istikrarsızlığının sürmesi ve kaos ortamının devam etmesi için terör örgütlerine büyük destekler verdiler. Sömürgeci devletlerin Türkiye’de bulunan uzantılarının, terörün hortlaması ve çözümsüzlüğünde aktif rol aldıklarını tespit eden Merhum Özal, Sömürgeci devletlerin planlarını bozacak hamlelerde bulunması, sömürgeci devletlerin Türkiye’deki siyasi uşaklarını harekete geçirmesine neden oldu. Kürt halkının siyasi temsilcisi olduklarını iddia eden aslında dış güçlerin uşakları gibi hareket eden siyasetçiler, Tıpkı bugün olduğu gibi 90’lı Yıllarda Kürt halkının sorunlarına çözüm üretecek merhum Özal yerine, yine dış güçlerin uşaklığını yapan ve dış güçlerin Ortadoğu’daki sömürü politikası doğrultusunda çözümsüzlüğü derinleştirme görevi yürüten siyasi uşaklarıyla ittifaklar kurmaları, kimin uşakları olduklarını kanıtlar niteliktedir. Bugün yaşanan siyasi ittifaklar 90’lı yıllarda yaşanan sürecin bir tekrarı niteliğindedir. 90’lı yıllarda merhum Özal yerine çözümsüzlüğün mimarları ile ittifaklar yapanlar, bugünde aynı senaryonun figüranlığını yapmaktadır. 90’lı yıllarda körfez savaşı şimdi Suriye’de yaşanan gelişmeler ve uzun zamandır oluşan ittifaklar 90’lı yıllarda yaşananların bir tekrarını göstermekte ve Kürt halkı bu ittifaklara karşı çok dikkat etmeli, bu siyasi yapı ve ittifakların kendilerine büyük zararlar verdiğini, 90’lı yıllarda yaşananları hatırlamalı ve hiçbir surette destek vermemelidir. ’dedi.

Kürt halkı siyasette yaşanan ittifaklara dikkat etmelidir.

Merhum Özal’dan sonra Kürt halkının dertlerinin çözümünde samimi duruş gösteren tek lider Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan olduğunun altını çizen Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir,’ Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan döneminde Merhum Özal’ın 90’lı yıllarda bahsettiği bazı demokratik adımların hayata geçmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürt halkının dertlerinin çözümünde samimi olduğunun kanıtıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan çözüm süreci her ne kadar nihayete ulaşmasa da bu adım çok çok kıymetli bir adımdı çünkü Merhum Özal bu adımları atacağını söylemesi ve kararlı duruş göstermesi onun ölümüne neden olduğu gerçekliği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürt halkının yanında durduğunu gösteren en büyük kanıttır. Kürtlerin sorunlarının çözülmesini isteyen ve bunun için siyaset yaptığını belirten, Kürtlerden bu minvalde oy alan kişilerin normal koşullarda,  Kürt halkının yanında olduğu tescilli olarak gözler önünde olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vermeleri gerekirken maalesef bu kişiler öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldı ve çözümsüzlüğün mimarları ile ittifaklara girdiler. Suriye’de yaşanan gelişmeler, muhalefetin tutumu, çözüm istemeyen yapıların hamleleri, Sömürgeci ülkelerin çözümsüzlüğü körüklemesi gibi durumlar çözüm sürecinin bozulması neden oldu. ‘dedi.

Kürt halkının siyasette yaşanan ittifaklara çok dikkat etmesi gerektiğini belirten Demir,’ 90’lı yıllarda Kürt halkının yanında olan merhum Özal yerine Demirel, Çiller’e alan açan SHP-HEP ittifakı ile 90’lı kara yılların fitili ateşlenmişti. Şimdilerde benzer Siyasi ittifaklar ve Suriye’de yaşanan gelişmeler Tarihi inceleyen her birey bugün yaşananların 90’lı yıllarda yaşananlar ile aynı oldu görecektir. 90’lı yıllarda merhum Özal, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan Kürtlerin yanında olduğunu gösteren adımlar attı ve şu da bir gerçek ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan beklenti daha yüksek ve çözümün olacağına inanç tamdı. Maalesef istenen sonuca gidilememiştir ama siyasi tarih göstermiştir ki bu işi nihayete kavuşturacak kişi yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.   Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verilecek daha güçlü desteklerle milletin ve devletin bekasına zarar vermeyecek demokratik taleplerin gerçekleşmemesi mümkün değildir. Kürt halkı kendilerine fayda sağlamayacak hiçbir ittifaka destek vermemeli, sömürgeci devletlerin uşakları siyasilere kanmamalı, kaos ve terör örgütleri ile ittifak içinde olan tüm siyasilere gereken cevabı vermelidir. Türkiye’nin birliği ve gücü, Türkiye’de yaşayan tüm insanların huzuru, Kürtlerin en büyük kazanımı olduğunu bu kazanımı yok etmek isteyen Suriye ve ırakta yaşananlara benzer bir son isteyen dış ve iç mihraklara, gereken cevabı vermelidir.’ dedi.